Oynatıcıyı görebilmek için Flash Player edinin

EYVAH BABAM ARABA ALIYORMUŞ

EYVAH! BABAM ARABA ALIYORMUŞ
Ceee! Ben geldim. Ne yapıyorsunuz arkadaşlar? Hımm… Ben de çok iyiyim.. Daha doğrusu şimdiye kadar iyiydim ama şimdi iyi değilim. Çünkü babam bugün bizi gezmeye götürdü. Taksiye binecektik ama son anda babam bizi otobüsle götürmeye karar verdi. Annem, babam, ben, Kâmil ve Saltuk Buğra otobüste çok yer kapladık. Kimse anneme yer vermedi, hepimiz çok yorulduk. Bazı ağabeyler, camdan dışarıya bakma numarası bile yaptılar. Bir tanesinin yanına gidip,
-Numara yaptığını biliyorum ağabey, boşuna uğraşma! Dedim. Ama yine de bize yer vermedi. Gezmeye mi gittik, dayak mı yedik anlayamadık.
Eve geri döndüğümüzde herkes bir koltuğa oturup kaldı. Küçük kardeşim Saltuk Buğra ise yorgunluktan bayılmış, erkenden uyumuştu. Kâmil ağlayıp duruyordu. Otobüste burnu bir yere sıkışmış galiba? Annem,
-Küçücük de olsa bir arabamız olsaydı ne vardı! Diye söylendi. Bu sırada babamın aklına bir şey geldi.
-Neden bir araba almıyoruz ki? Diye anneme sordu.. Annem çok şaşırdı. Ben nerden bileyim der gibi babama baktı. Babam, bana ve Kâmil’e baktı. Ben hemen bizimle ilgili bir şey olduğunu anladım. Ve kumbaramı saklamak için odama doğru koşmaya karar verdim. Babam oturmamamı istedi. Öyle söyleyince, ben de oturdum.
Annem ve babam, daha az para harcarsak, küçük de olsa bir araba alabileceğimizi söylediler. Ama haksızlık bu! Benim ya da Kâmil’in aldığı sakızlarla araba alınmaz ki...Karar verildi. Küçüklerinden bir araba alınacak. Acaba bu arabayı kim kullanacak, onu da kimse bilmiyor. Babam çok iyi bir şoför olduğunu söylüyor ama daha önce anlattığı şeylere bakılırsa, pek iyi bir şoför değil!
Babam bir kere arkadaşının arabasına bindiği zaman, sadece geri geri gidebildiğini anlatmıştı bize. O kadar uğraşmışlar, sadece geri geri gidebilmiş! Ya şimdi de sadece geri geri giderse? O zaman ne olacak ? Kâmil’le birlikte düşündük ve bu iş sonunda bizim midemizin çok bulanacağına karar verdik. Çünkü sadece geri geri gitmeyi kimse istemez öyle değil mi ? Ben otobüslerde yan duran koltuklara bile oturamıyorum ki! İçime bir şeyler oluyor…
Sonunda anneme ve babama bu konuyu unutturmaya karar verdik. Kâmil’le kumbaralarımızı sakladık. Evin içinde yaramazlık yapmaya başladık. O tarafa, bu tarafa,hatta şu tarafa bile koştuk. Evin altını üstüne getirdik! Ama bugün hiç bir şeye kızmıyorlar? Zaten annemle babam çok sevindikleri zaman kolay kolay kızmazlar. Sadece anneannemden kalan antika vazoyu yanlışlıkla kırdıktan sonra kızdılar. Babam,
- Ben araba alırken o vazoyu da satmayı düşünüyordum, diye ağlamaya başladı. Kâmil’le birlikte çok iyi bir iş yaptığımıza karar verdik. Birbirimizi kutladık!
Babam iki gündür gazetelerdeki araba ilanlarına bakıyor. Annemde ona yardım ediyor. Bütün gazeteleri almışlar. Ama arabalar, onların umduklarından daha pahalıymış. Neyse... Ucuz atlattık!
Kâmil’le birlikte yeni bir koleksiyon yapmaya başladık. Annemin çöpe attığı gerekli şeyleri topluyoruz ve koleksiyon yapıyoruz. Tam bunları biriktirirken,telefon çaldı. Annem çok sevindi. Kardeşlerimi ve beni giydirmeye başladı. Babam araba almış! Bizi gezmeye götürecekmiş! Kâmil’le birlikte hasta numarası yaptık . Ama annem bunun numara olduğunu anladı. Koşup hemen kumbaralarımıza baktık. Kumbaralarımız yerinde duruyordu. Babamın maaşına zam yapıldığına karar verdik. Biz de harçlıklarımıza zam isteyeceğiz tabi ki.
Beş dakika sonra babam kapıdaydı. Aşağıdan kornaya basmaya başladı. Biz de korna gibi bağırma numarası yaptık. Biraz gürültülü oldu ama önemli değil. Biz çok beğendik. Annem beğenmedi. Ve bizi azarladı ve çabuk olmamız için uyardı.
Bizim araba çok komik. Rengi kırmızı. Küçük. Küçücük. Daha doğrusu buna minicik diyebiliriz. Biz bu arabaya nasıl sığarız ki? Annem ön koltuğa oturdu, Kardeşlerim ve ben ise arka koltuğa sıkıştık. (Pek oturamadık) Paramız ancak bu arabaya yetmiş galiba. Babam,hazır olup olmadığımızı sordu. Biz hazır değiliz filan diye mızıldandık ama, bizi dinlemedi. Emniyet kemerlerini taktılar. (Peki biz ne olacağız. Bizim niye emniyet kemerimiz yok? Bizim de güvende olmamız gerekmiyor mu?) Kâmil’le birlikte yere eğildik. Bir filmde görmüştük. Babam gibi araba kullanan bir amcanın arabasına binenler böyle saklanıyorlardı.
Babam hareket etti. Daha doğrusu tam hareket edecekti ki, önde parkeden arabanın arkasından çarptık. Babamın ön tarafa doğru gitmeyi öğrenmesi bizi çok sevindirdi. Onu alkışladık. Biz alkışlayınca babam heyecanlandı ve bu sefer geri geri gitmeye başladı.Ama gidemedi, çünkü arkamıza bir tane araba park etmiş. Bu seferde ona çarptık. Biz güle güle yere serildik. Annem arkaya dönüp, bize kızdı. Babamın rengi aynı domates gibi kırmızı oldu. Arabanın kapısını açtı. Ve yandan geçen motosikletli bir amcaya çarptı. Amcanın motoru havaya uçtu. Amcada yere düştü. Bunu gören annem de gülmeye başladı. Ama babam hiç gülmedi. Biz Kâmil’le birlikte birbirimize sarılıp sarılıp güldük. Saltuk Buğra uykudan uyandı. O da gülmeye başladı.
Babamın çarptığı arabalarda hiç bir şey yok. Sadece motorlu amca, bir de bizim araba kötü durumda .Motorlu amca,bizim aileyi görünce fenalık geçiriyor. Bizde o amcayı görünce gülme krizi geçiriyoruz. Babam bir daha böyle kötü araba almayacağını söylüyor. Ne ? Demek yine araba alacak öyle mi? Bu sefer hiç şansımız yok o zaman. Haa! Bir de sağa sola bakmadan araba kapısı açmamak gerektiğini artık hepimiz iyi biliyoruz.
Bütün hakları Gülücük Yayınları'na aittir, izinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz